Prostat Kanseri

Prostat, semen (ejakulat, meni) içeriğinin bir kısmını oluşturan koyu kıvamlı salgının üretildiği bez dokusudur (Şekil 1). Prostat bezi vücudumuzda mesaneden idrarın boşalmasını sağlayan kanalın (üretra) ilk bölümünü çepeçevre sararak yer alır.

Prostat Bezinin Hastalıkları Nelerdir?

Sadece erkeklerde bulunan prostat bezi iyi ve kötü huylu (habis) olarak büyüyebilir. Genelde “prostat” olarak isimlendirilen hastalık prostat bezinin iyi huylu büyüyerek (Benign Prostat Hiperplazisi, BPH) idrarın akışını engellemesidir. Prostat bezini küçülterek ya da idrar akışını rahatlatarak etki eden ilaçlar veya cerrahi tedaviler bu hastaların yakınmalarını ortadan kaldırır.

Prostat dokusundan gelişen kötü huylu hücrelerin neden olduğu hastalığa “Prostat Kanseri” denir.

Prostat Kanseri için Risk Faktörleri

Prostat kanseri gelişimine yol açan sebepler tam olarak saptanamadığı için. hastalığı önleme konusundaki bilgilerimiz henüz yeterli değildir. Ancak babası veya erkek kardeşi gibi birinci derece akrabalarında prostat kanseri saptananların bu hastalığa yakalanma riski toplumun diğer bireylerden daha yüksektir.

Beslenmenin prostat kanseri gelişimi üzerine etkilerinin araştırılması devam etmektedir. Fakat, bugün için prostat kanserinden korunmayı sağlayacak beslenmeye yönelik kesin öneriler bulunmamaktadır.

Sigara içenler, tarım ilacına maruz kalan çiftçiler, pil imalatında çalışanlar, kaynak yaparken metal kadmiyuma maruz kalan işçiler prostat kanserine yakalanma riskin yüksek olduğu gruplardır. Plastik sanayinde çalışanların da, normal topluma göre prostat kanseri olma riskleri daha fazladır.

Prostat Kanseri Belirtileri

Hastalığın ileri yaşta sık gözlenmesi, fakat başlangıç döneminde herhangi bir şikayet yaratmaması, erken teşhis konulabilmesi için belirli bir yaşın üzerindeki erkeklerde bazı testlerin yapılmasını gerektirir. Prostat kanseri teşhisine yönelik temel inceleme doktor tarafından muayene ve kan tahlili yapılmasıdır.

Prostat kanserine özel olmamakla beraber kanserli doku idrar yolunu büyüyerek daraltıyorsa erken dönemde görülebilecek yakınmalar;

  • Geceleri idrar yapmak için uyanmak
  • İdrar yapmaya başlamada gecikme ve idrar yapmanın bitiminde idrarın damla damla akmaya devam etmesi
  • Hiç idrar yapamama
  • Zayıf, ince veya kesik kesik idrar yapma İdrar yaparken yanma veya ağrı
  • Cinsel ilişkide ağrılı boşalma (ejakülasyon)
  • İdrar veya menide kan görülmesi

Geç dönem prostat kanseri hastalarında halsizlik, iştahsızlık, hastalığın kemiklere yayılması nedeniyle sırt, kalça ve/veya bacak ağrıları öncelikli yakınmalar olabilir.

Yukarıda belirtilen yakınmalar başta prostatın iyi huylu büyümesi olmak üzere pek çok başka hastalıkta da görülebilir. Bu nedenle üroloji uzmanına muayene olmayı gerektirecek bu yakınmalar sadece prostat kanserli hastalara özgü değildir.

Prostat erkek üreme ve idrar boşaltım sisteminin önemli organlarından birisidir ve ileri yaşlarda sıklıkla büyüme gösterir.

“Prostat Kanseri”, prostat hücrelerinin sürekli büyüme ve çoğalmasının ardından vücudun diğer yerlerine yayılmasıdır. Bu hastalığın erken döneminde çok önemli belirtiler görülmez.

Sebebi kesin olarak bilinmemekle beraber yakın akrabalarında prostat kanseri olan kişilerde risk artmaktadır. Genel olarak prostat kanseri saptanan hastaların çok azı bu hastalık nedeniyle hayatını kaybetmektedir.

Prostat Kanseri Tanısı

Hekim idrar yapma zorluğu yakınmasıyla başvuran kişinin öyküsünü dinledikten sonra fizik muayene yapar ve gerekirse bazı laboratuvar testleri ister.

Prostat Muayenesi: Prostat hastalıklarının tanısında en önemli aşama prostatın makattan parmakla muayenesidir. Doktor hastasına uygun pozisyonu verdikten sonra eldiven giyip, kayganlaştırıcı madde sürdüğü parmağı ile makat yoluyla prostat muayenesi yapar. Bu muayenede prostatın büyüklüğü, kıvamı ve kitle içerip içermediği kontrol edilir.

Kan Testleri: Prostat hastalıklarının tanısındaki diğer önemli aşama prostatta üretilen ve kana belirli oranda geçen protein yapıdaki Prostat Spesifik Antijen (PSA)’ in kan düzeyinin belirlenmesidir.

Prostat kanseri, prostatın iyi huylu büyümesi ve prostatın iltihabi hastalıklarının yanı sıra birçok durumda kanda PSA düzeyi yükselebilir.

Kan PSA düzeyindeki her artış kişide mutlaka kanser olduğunu göstermez. Bununla beraber, PSA düzeyindeki değişimler hekime hastanın kanser yönünden incelemesinin gerekliliği konusunda yol göstericidir.

İdrar Tahlili: İdrar yapmayla ilgili yakınmaları olan kişilerin idrar tahlilleri yapılarak idrarda kan veya iltihap hücrelerinin varlığı araştırılır.

Bu aşamalardan sonra doktor, hastasındaki yakınmaların nedeni hakkında daha detaylı bilgiler edinmek ve prostattaki büyümenin iyi veya kötü huylu (benign ya da malign) olup olmadığını belirlemek için başka testler isteyebilir.

Transrektal Ultrasonografi: İnsanın duyamayacağı frekansta ses dalgaları üreten ultrasonografi cihazının makattan yerleştirilen bölümüyle prostatın iç yapısı incelenir. Prostat dokusundan yansıyan ses dalgaları bir bilgisayar programı ile işlenerek ekranda “Sonogram” denen resime dönüştürülür. Bu yöntemle prostatın büyüklüğü ve içyapısı hakkında daha detaylı bilgi sağlanabilir.

Prostat Biyopsisi: Muayene ve/veya test sonuçları hastada prostat kanseri olabileceğini işaret ediyorsa mutlaka doku örneklemesi (biyopsi) yapılmalıdır. Biyopsi, prostat kanseri tanısını kesinleştirebilecek tek yoldur. Makat yoluyla uygulanacak ağrı kesicilerden (bölgesel anestezi) sonra, biyopsi örnekleri transrektal ultrasonografi eşliğinde ince bir iğne yardımıyla 10-12 farklı alandan alınır (Şekil 2).

Ultrasonografi erken dönemde kanserin varlığını ve yerini göstermekte yetersiz olsa da biyopsi sırasında işlemi yapan hekimin kanserin en çok geliştiği bilinen bölgelerden sistematik örnekleme yapmasını sağlar.

Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRG) tekniğindeki gelişmeler prostat kanseri tanısında yarar sağlamaktadır. MRG ile görüntülenebilen bir tümörden ultrasonografinin eşzamanlı kullanılmasıyla doku örnekleri alınabilmektedir. Bu özellikle ilk biyopsisinde tümör saptanmayan ve tekrarlayan biyopsi planlanan hastalarda tercih edilebilecek bir yöntemdir.

Biyopside alınan doku örnekleri patoloji uzmanı tarafından mikroskop altında incelenerek prostat kanser hücrelerinin varlığı belirlenmeye çalışılır. Eğer kanser varsa, patoloji uzmanı kanserin özelliklerini de rapor eder. Bu özelliklerden biri olan “Gleason Skoru” 6 ile 10 arasında değişir ve yüksek skorlu tümörler, düşük skorlu tümörlere göre daha fazla büyüme ve yayılma özelliğine sahiplerdir.

Prostat Biyopsisi

prostat-biyopsisiProstat biyopsisi transrektal ultrasonografi eşliğinde makat yoluyla ve ince iğneler kullanılarak 10-12 farklı alandan örnek alınması şeklinde yapılır. İşlemin süresi değişken olmakla beraber genelde kişilerin hastanede yatışının gerekmediği günübirlik bir uygulamadır.

Biyopsi işlemi sırasında kişinin ağrı duymasını engelleyecek lokal anestezi (prostat çevresinin uyuşturulması) uygulanmaktadır. Bazı durumlarda doktor, işlem sırasında hastada bir miktar uyku halinin (sedasyon) sağlanmasını da önerebilir.

Prostat bezinden alınan örnekler boyama yöntemleri ve mikroskop altında yapılan incelemelerle kanserleşme varlığını saptayabilmek için patoloji bölümüne gönderilir.

Eğer fizik muayene ve yapılan testler prostat kanserine işaret etmezse, doktor, iyi huylu prostat büyümesine bağlı şikayetleri gidermek için tedaviler önerebilir. Bu tedavi ilaçla olabileceği gibi, bazı durumlarda cerrahi de uygulanabilinir.

Biyopsi işlemi sonucunda prostat hücrelerinde kanser saptandığı taktirde, tedavinin ne şekilde uygulanacağının belirlenmesi için üroloji uzmanı, hastalığın yaygınlığını anlamak için bazı ek tetkikler uygulamak isteyebilir.

Prostat Kanserinde Evreleme

Uygulanacak tedavi hastalığın vücuttaki yaygınlığıyla doğrudan ilişkili olduğu için prostat dokusunda kanser saptanan kişilerde hastalığın yaygınlığının (evre) belirlenmesi gerekir. Evreleme ile kanserin sadece prostat bezi içerisinde sınırlı olup olmadığı, prostat dışı yayılım varsa, nerelerde olduğu araştırılır. Bu amaçla her hastada gerekmemekle beraber, bilgisayarlı tomografi, kemik sintigrafisi ve manyetik rezonans gibi görüntüleme yöntemlerinden yararlanılır.

Prostat kanseri tanısında muayene, kan tahlilleri ve görüntüleme gibi yöntemler kullanılmaktadır. Kanserden şüphelenilen durumlarda tanının kesinleştirilmesi ve uygun tedavinin seçilebilmesi için prostattan doku örneği alınması (biyopsi) gerekmektedir.

Evrelendirildikten sonra tümörün büyüme şekli ve yaygınlığına göre tedavi planlanır.

Prostat Kanseri Tedavisi