Penis Eğriliği

Sonradan gelişen penis eğrili tedavisi

Penis eğriliğine yol açan iki durum vardır. Birincisi doğuştan itibaren penisin yapısında eğrilik olmasıdır. Buna doğumsal penis eğriliği denir. İkincisi penisin sertleşme sırasında esneyerek büyüyen tunika denilen iç kılıfında bazı bölgelerin esnekliğini yitirmesi sonucu eğrilik oluşabilmektedir. Buna Peyronie hastalığı denilmektedir.

Penis eğriliği neden oluşur?

Penis eğriliği ameliyatı kimlere yapılmaz?

Anne karnındaki gelişim sırasında penis gövdesinde tek taraflı gelişmenin durması sonucu gelişmemiş taraf kısa kalır ve doğum sonrası sertleşme olduğunda kısa olan tarafa doğru penis eğrilir. Doğumsal penis eğrilikleri genellikle aşağı veya sağ ya da sol yana doğru olmaktadır.
Her 1000 erkekten bir ila altısında görülmektedir. Penis eğriliği, cinsel işlev bozukluğu ve ilişkide güçlük yaratabilir veya ilişki sırasında peniste ağrı oluşturabilir. Bazen de sertleşme yeteneği tamamen ortadan kalkabilir. Cinsel işlev bozukluğu yanında ciddi psikolojik problemlere de yol açabilir.
Eğrilik cinsel ilişki kurmakta zorluk yaratmıyorsa tedavi gerekmemektedir. Ancak, eğriliğe bağlı cinsel ilişki güçlüğü varsa cerrahi olarak eğriliğin düzeltilmesi gerekir. İlaç tedavisi ile eğrilikler düzeltilemez.
Penisin eğri olduğu yönün aksi tarafına özel dikişler konularak (plikasyon) eğrilik düzeltilmektedir. Bunun yapılabilmesinin bazı şartları vardır. Öncelikle hastada sertleşme bozukluğu olmamalıdır. Penis boyu yeterince uzun olmalıdır, çünkü düzeltme amacı ile konulan dikişler penis boyunu biraz kısaltacaktır. Eğrilik derecesi 30 ile 60 derece arasında olmalıdır.
Penis boyu kısa ise, eğrilik çok şiddetli ise, sertleşme sorunu varsa ve kum saati gibi boğum şeklinde bozukluk varsa bu ameliyat yapılmamalıdır. Sertleşme sorunu olmayan ama diğer şartlardan biri veya birkaçı olan hastalara penisin kısa olan tarafını uzatacak ameliyat tekniği uygulanır.
Önceden olmayıp sonradan gelişen ve penisin esneyen dış kılıfında fibröz plak (sert doku) oluşumuna bağlı penis eğriliğidir. İlk defa 1743 de Fransız kralı 15. Louis’in doktoru olan Francois de la Peyronie bu hastalığı tarif ettiği için ismi Peyronie hastalığıdır.
Orta yaş ve üzerindeki hastalarda yaş ile birlikte birkaç kattan oluşan penis kılıfının dokusu zayıflamaya başlar ve zorlanmalarla kılıfın katları arasında ayrılma ve kanama olur. Vücut kendi dokusunu iyileştirirken bu hasarlı bölgelerin esneme yeteneği kaybolur ve zaman içinde buraya kalsiyum birikir. Sertleşmiş olan bu kısım esnemediği için sertleşme sırasında penis bu tarafa doğru eğrilir.
Hastalığın başlangıcında sertleşme sırasında peniste ağrı ve hafif eğrilme olur. Ağrı nedeni ile ilişki yarıda kesilebilir veya sertleşme sona erebilir. Herhangi bir tedavi uygulanmadığında bir süre sonra ağrı kaybolur, ancak penis eğriliği giderek şiddetlenebilir. Eğriliğin olduğu yerde sert doku el ile hissedilebilir. Eğrilik çok arttığında (30 dereceden fazla olduğunda) ilişki mümkün olmayabilir.
Orta yaş ve üzeri erkeklerde görülen bu durum diyabet hastalığı olanlarda daha fazla görülmektedir.
Hastalığın ilk dönemlerinde ağızdan kullanılan ilaçlarla tedavi edilmektedir. Bu amaçla Kolşisin, E vitamini, Potaba gibi ilaçlar kullanılmaktadır. Son yıllarda ise fosfodiesteraz tip 5 inhibitörleri ve penisteki plaklara uygulanan kollegenaz enjeksiyonları daha etkin olarak kullanılmaktadır. Özellikle ağrı şikayetinin olduğu dönemde bu ilaçlarla ağrı daha hızlı kaybolur ve eğrilik hastaların üçte birinde düzelebilir. İlaç tedavisine bir yıla kadar devam edilebilir. Sert dokunun oluştuğu ve ağrısız dönemde artık ilaç tedavisi yarar göstermez. Cerrahi tedavi gerektirir.
Eğriliğin yeri, şekli ve şiddetine göre ameliyat teknikleri uygulanır. Genel kabul gören ve başarılı bir metot. eğrilik yaratan sert dokunun kesilerek penisin düzeltilmesi ve aradaki boşluğa hastanın kendi bacak toplardamarından veya hazır bulunan ve penise uyum gösteren doku yaması yapılmaktadır. Sertleşme bozukluğu olmayan hastalara yapılan bu ameliyat başarısı %90’a yakındır.
Penisin estetik ameliyatı vardır. Penis boyundan veya eninden şikayetçi hastalar mevcuttur. Erişkin erkekte penis kısalığı bilimsel olarak tarif edildiğinde penis sönük halde iken ucundan çekildiğinde penis boyunun 9 santimetreden kısa olmasıdır. Tıbbi gereklilik olduğunda cerrahi olarak düzeltilebilir. Penis enini artırmak için kişinin kendi yağ dokusundan yararlanarak cerrahi işlem uygulanmaktadır. Penis boyu için ise penisin kökündeki bağlara yönelik yapılan cerrahi işlem ile uzama belli bir oranda sağlanabilmektedir.
Doğumda penis boyu 2,5 cm civarındadır. Çocuk büyüdükçe ulaşması gereken en kısa penis boyu belirlidir. Örneğin 10 yaşındaki çocukta en az 6,5 cm penis boyu olmalıdır. Olması gerekenden kısa ise buna mikropenis denilir. Aileler banyo sırasında veya çocuğun rızası ile penis boyunu ölçebilirler ve kısa olduğundan şüphe ettiklerinde gecikmeden ürologa veya endokrinologa başvurmalıdırlar.
Evet edilebilir. Her yaşa göre olması gereken ölçünün altında penis boyu olanlara hormon tedavisi başlanır ve yaşa uygun penis boyuna ulaşana kadar tedaviye devam edilir.
Genellikle genç erkeklerde penis boyunun yetersizliğinden yakınma olabilmektedir. Muayene edildiğinde büyük çoğunluğunun normal penis boyuna sahip oldukları görülmektedir. Psikolojik nedenlerle bunu sorun haline getiren hastalar mevcuttur. Bu hastalara cerrahi tedavi uygulanmamaktadır.

Gerekli olduğunda penis kökündeki bağlayıcı lifler kesilerek ve cilt üzerinde Z plasti yapılarak göreceli olarak penisin 2-2,5 cm uzatılması mümkün olabilmektedir. Daha fazla beklentisi olanlara cerrahi tedavinin yararı yoktur.

Penis kalınlaştırma, penis cilt altına karın bölgesinden alınan yağ dokuları şeritler şeklinde veya enjeksiyon şeklinde yerleştirilerek yapılabilmektedir. Ortalama olarak toplam 1 cm ek kalınlık elde edilebilir.

Penisin gerek uzatılması veya kalınlaştırılmasının penisin sertleştiğinde ulaşacağı boyutu etkilemeyecektir. Sadece sönük halde kişiye daha fazla özgüven duygusu sağlayabilir.