Erkeklerde Sfinkter Kullanımı Hakkında Merak Edilenler

Yapay sfinkter nedir?

Yapay sfinkter idrar kaçırma tedavisinde kullanılan bir tedavi yöntemidir. Üç parçadan oluşur ve tümüyle vücut içine yerleştirilerek hastanın kendisinin kumanda ettiği bir mekanizma ile idrar kaçırmanın engellenmesi amacını taşır.

Erkeklerde yapay sfinkter ne zaman kullanılır?

İdrar kaçıran erkeklerde yapay sfinkter kullanımı genellikle nörolojik hastalıklar ve bunların oluşturduğu idrar yakınmalarını bir kenara bırakırsak prostat ameliyatlarından ve özellikle de prostat cerrahisinden sonra gelişen durumlarda kullanılır bu hastalarda sfinkter planlanabilmesi için ameliyattan sonra 6 ay ila bir yıla yakın bir sürenin geçmesi beklenir tabi hastanın idrar kaçırma şiddetinin de orta ileri düzeyde olması yapay sfinkter yerleştirilmesi için şarttır.

Yapay sfinkter takılması için değerlendirmede neler önemlidir?

Yapay sfinkter takılacak erkek hastaların bu tedavi düşünülmeden önce özellikle mesane fonksiyonlarının değerlendirilmesi gerekir. Bunun yanında üretra bütünlüğünün ya da üretrada bir darlık olup olmamasının da endoskopik yöntemlerle ortaya konması gerekmektedir. Sfinkterin kullanılabilmesi için hastanın belli bir mental düzeyde olması ve ellerini kullanabiliyor olması da çok önemlidir.

Yapay sfinkter nasıl çalışıyor?

Yapay sfinkter üç parçadan oluşmaktadır. Bunlardan bir tanesi depo, bir diğeri üretranın kapanmasını sağlayan bölüm, üçüncüsü de hastanın kumanda edeceği skrotuma yerleştirilen bölümdür. Normalde kapalı olan bölüm hasta tuvalete gittiğinde kumandayla açılabilir ve hasta idrarını yaptıktan sonra da otomatik olarak da kapanacaktır.

Yapay sfinkter ameliyatı sonrası süreç nasıldır?

Normalde yapay sfinkter yerleştirildikten sonra 4-6 hafta dokuların iyileşmesi beklenir. 4-6 hafta sonra sistem aktive edildiğinde hasta tuvalete gittiğinde kumandayla sistemi açıp kapatarak idrar yapılmasını ve diğer durumlarda da idrarın tutulmasını sağlayacaktır.

Prof. Dr. Oktay Demirkesen

1987 yılında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. 1988-1993 yılları arasında yine aynı üniversitenin Üroloji Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimi aldı. 2002 yılında doçentlik ünvanını, 2008 yılında da profesörlük ünvanını aldı.

Çalışmalarına muayenehanesinde devam etmekte.

İlgili Konu Başlıkları