Sertleşme Sorununda Tanı ve Tedavi Seçenekleri

Sertleşme sorununda tanı kolay mıdır?

16. yüzyılda Avrupa’da bir kadın eşindeki sertleşme sorunu nedeni ile boşanmak istediğinde hakim, erkeğin sertleşme yeteneğini kontrol için mahkemede bir grup tanık önünde eşi ile ilişki kurmasını istermiş. Neyse ki günümüzde gelişmiş tanı yöntemleri ile sertleşme sorununa yol açan nedenler ortaya çıkarılabiliyor.

Tanı için en önemli nokta tıbbi ve cinsel hayata ilişkin hikayenin iyi alınmasıdır. Hasta-doktor arasındaki bu konuşma sorunun tedavisinin temel taşıdır. Sorunun ruhsal veya fiziksel kaynaklı olup olmadığı tahmin edilebilir. Bazen hastanın anlattıkları gerçek durumu yansıtmayabilir. İlk görüşmede olmasa bile bir sonraki görüşmede eş ile birlikte hastanın hikayeyi doktora anlatması doğru olacaktır. Şikayetin ne şiddette olduğu, kişinin kendi kendine doldurduğu bazı sorgu formları ile anlaşılabilmektedir. Bu formlardan en çok kullanılanı IIEF (uluslar arası erektil fonksiyon indeksi)’dir. Psiko-seksüel hikaye, fizik muayene ve bazı laboratuar testleri tanı için çoğunlukla yeterlidir. Özel durumlarda intrakavernöz enjeksiyon, penil Doppler ultrasonografi, NPT testi gibi ileri tanı yöntemleri gerekebilir.

Tanı için testlerin hepsi yapılmalı mı?

Günümüzde ‘hedefe yönelik tanı ve tedavi’ yaklaşımı daha çok benimsenmektedir. Hedefe yönelik demek hastanın isteği doğrultusunda tanı için gerekli testlerin bir kısmının veya hepsinin yapılmasıdır. Sertleşme sorununun fiziksel kaynaklı olup olmadığını ve şiddetini yapılacak temel testlerle anlayabiliriz. Tedavi buna göre seçilebilir. Hasta sebebi bilmek istemeyip, sadece tedavi talep ettiğinde testlerin hepsinin yapılması gerekmemektedir.

Hangi durumlarda ileri testler yapılmalı? Buna hasta mı karar veriyor?

Üç durumda ileri testler yapılabilir. Birincisi, yapılan temel testlerde doktor normal olmayan bir durum gördüğünde gerekli olduğu için ileri testleri yapar ve yaptırır. İkincisi, bazı hastalarımız sertleşme sorununa yol açan asıl sebebi öğrenmek istediklerinde penil Doppler ultrasonografi, kavernozometri ve/veya grafi, nokturnal penil tümesans testi (gece uyku testi) gibi ileri tetkikler yapılabilir. Bu tetkikler tedavinin sırasını ve şeklini değiştirmeyecektir ama durumu kabullenmekte zorluk çeken hastalar için belgelendirme ve kişinin merakını tatmin için kullanılabilir. Özellikle genç hastalar, fiziksel bir sorunları olmadığı belgelendiğinde, sorunun psikolojik olduğunu görerek altta yatan sebebi çözme yolunda adım atmaktadır. Son olarak, akademik araştırma amacı ile ileri testler yapılabilir.

Tanı için mutlak yapılması gerekenler hangileridir?

Hastalık hikayesi, semptom skorlaması, fizik muayene, açlık kan şekeri, testosteron, kan yağlarının ölçümü mutlak yapılmalıdır. Bir de orta yaş ve üzerinde PSA yapılmalıdır.
Cinsel hikayenin büyük önemi vardır. Sorunun ne kadar zamandır devam ettiği, aniden veya uzun zaman içinde gelişip gelişmediği, sabah uyandığında peniste sertlik olup olmadığı, eşin soruna nasıl tepki verdiği, penisin yapısında bozukluk veya ağrı olup olmadığı sorularak sorunun psikolojik veya fiziksel kaynaklı oluşu ayırt edilebilir. Kişinin kendi kendine doldurduğu cinsel işlev sorgulama formlarından en kullanışlı ve pratik olan 5 soruluk IIEF-5’tir (EK-1).

Sertleşme sorunu tedavisi nasıl yapılıyor?

Sertleşme sorunu tedavisinde asıl amaç normal bir cinsel yaşam sağlamaktır. Bunu sağlamak üzere Dünya sağlık örgütü yönergesine göre koruyucu hekimlik, birinci, ikinci ve üçüncü basamak tedavi adımları vardır. Koruyucu hekimlik bakımından değiştirilebilir risk faktörleri ve sebep varsa bunların düzeltilmesi önceliklidir. Bu şekilde durum düzelmiyorsa birinci basamak tedavi cinsel danışmanlık, eğitim ve oral (ağızdan kullanılan) ilaçlarla yapılmaktadır. Birinci basamak tedavisi içerisinde önerilecek güncel bir tedavi seçeneği de penise düşük yoğunluklu ses dalgaları uygulayarak yapılan ESWT tedavisidir. Durum düzelmemişse lokal tedaviler (vakum cihazı, intrakavernöz enjeksiyon, intrauretral prostaglandin) uygulanır. Yine durum düzelmemişse üçüncü basamak tedavi olan cerrahi tedavi ( penil protez) uygulanır.

Koruyucu hekimlik ile sertleşme sorunu giderilebilir mi?

Yaşam stilinde değişiklikler sertleşme sorunu şiddetli değil ise etkili olur. Bunlar sigarayı bırakmak, alkol alımını sınırlamak, uyuşturucu madde alımından kaçınmak, sağlıklı yeme alışkanlığı kazanmak ve düzenli spor yapmaktır. Bu şekilde cinsel fonksiyonlarda önemli düzelme sağlanabilir.

Cinsel danışmanlık ve eğitimin rolü nedir?

Cinsellik bireysel değildir. Kişiler arası problemlerin çözümü özellikle psikolojik sorunları nedeni ile sertleşme sorunu yaşayanlarda önemlidir. Bilgi eksikliği veya yanlış cinsel bilgi korku yaratmakta, başaramama korkusu yerleşmektedir. Cinsel danışmanlık ve eğitim bu hastalarda tek başına tedavi için yeterli olabilmektedir. Depresyonu olanlarda, depresyon tedavisi sertleşme sorununu çözebileceği gibi, bazen ilacın kendisi sertleşme sorunu yaratabildiğinden dikkatli ve uzman kişilerce kontrollü verilmelidir.

Sertleşme sorunu için ağızdan kullanılan ilaçlar nelerdir?

Fosfodiesteraz-5 inhibitörü denilen ilaçlar kullanılmaktadır. Bunlar sildenafil sitrat, vardenafil ve tadalafil’dir. Türkiye’de her üçü de bulunmaktadır. Cinsel uyarı olduğunda sertleşmeyi sağlayan maddenin hücre içinde yıkılmasını geciktirerek daha fazla sertlik oluşmasını sağlarlar. Etkinlik ve güvenilirlikleri kanıtlanmıştır. Gerek fiziksel gerekse psikolojik nedenli sertleşme sorunlarında % 60-85 oranlarında etkili olmaktadırlar.

Ağızdan alınan ilaçların farkları var mı?

Farklı molekül yapıları özelliklerinin de farklı olmasına yol açmaktadır. Sildenafil sitrat ve vardenafil’in molekül yapıları birbirine benzer olduğundan etki ve yan etkileri de birbirine benzemektedir. Tadalfil ise diğerlerinden farklı moleküle sahiptir. Etki süresi 36 saate kadar sürmektedir. Tadalafil’in günlük alınan düşük doz formu da mevcuttur.

Bu ilaçlar ne kadar güvenlidir?

Yan etkileri damarlarda yarattıkları genişlemeye bağlı yan etkilerdir ve geçicidir. Yan etkiler şiddetli olmayıp, bu nedenle tedaviyi bırakma oranı düşüktür ve % 3 civarındadır. Bu ilaçlar kalp üzerine yük eklememektedir. İki kat merdiveni rahat çıkabilen kişi bu ilaçları da kullanabilir. Kalp krizi riskini arttırmamaktadır. Bu ilaçları kullananlarda kalp krizi görülme oranı, ilaç kullanmayan normal toplumdaki kalp krizi riski ile aynıdır.

Kimler bu ilaçları kullanmamalı?

Nitrat içeren ilaç alanlar kesinlikle fosfodiesteraz inhibitörlerini kullanmamalıdır. Yüksek riskli kalp-damar hastalığı olan hastalar kullanmamalıdır. AİDS için kullanılan ilaçlarla birlikte kullanılmamalıdır. Eritromisin, simetidin gibi ilaçlarla da dikkatli kullanılmalıdır.

Ağızdan kullanılan ilaçlar etkili olmazsa ne yapılmalı?

Bu ilaçların nasıl kullanıldıkları önemlidir. Günde sadece bir tane kullanılmalı ve ilişkiden ortalama 1 saat önce alınmalıdır. Cinsel uyarı olmadan etkilerini gösteremezler. Bunların haricinde testosteron hormonu düşük olan kişilerde de etkileri azalır. Bu tip hastalarda eksik olan testosteron yerine konulduğunda aynı ilaç daha etkili olur. Bu koşullarda etkili olmadıklarını söyleyebilmek için ilaç en az 6 kez değişik zamanlarda denenmiş olmalıdır. Güncel bir başka tedavi seçeneği de penise dışardan uygulanan düşük yoğunluklu ses dalgası tedavisidir. Herhangi bir yan etkisi olmayan bu tedavi şeklinde sertleşmeyi sağlayan dokularda yeni damar oluşumu desteklenmekte ve kalıcı bir iyilik sağlama için fırsat yaratılabilmektedir. Bu tedavilerde sonuç alınamazsa, ikinci tedavi basamağına geçilebilir.