Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar

Cinsel ilişki yoluyla bulaşan hastalıklar sıklıkla genç erişkin (cinsel aktif) çiftlerin hastalığıdır.
Tedavi sırasında çiftler birlikte tedavi edilmelidir.

 

Bel Soğukluğu

  • İdrar yolundan akıntı ile seyreden bir hastalıktır.
  • Etken: Neisseria gonorrhoeae, gram (-) diplokokdur.
  • Bulgular: Cinsel ilişkiden 2-10 gün sonra ortaya çıkan iltihabi akıntı vardır. İdrar yaparken yanma (disüri), sık idrara çıkma, gece idrara kalkma ve idrara sıkışma görülür.
  • Muayene bulguları: İdrar yolundan iltihabi akıntı, iç çamaşırda sarı, kahverengi lekeler vardır.
  • Laboratuvar Bulguları: Akıntı incelenir ve gram boyama ile tipik diplokok görülmesi tanıyı koydurmaya yeterlidir
  • Tedavi: Diplokoklar antibiyotik tedavisine çok duyarlıdırlar. Penisilin, sefalosporin ile başarı yüksektir. Tetrasiklin ve DNA-giraz inhibitörleri de etkilidir.
  • Esas amaç korunma, güvenli cinsel ilişki olmalıdır.
  • Komplikasyon: Antibiyotik tedavisi ile komplikasyonlar çok azalmıştır; idrar yolunda darlık; prostat absesi, artrit, menenjit ve endokardit çok seyrektir.

 

Non-Gonokoksik Üretrit

  • İdrar yolu iltihaplarının % 30-50 kadarı non-gonokoksik üretrittir
  • Chlamydia trachomatis (%40-50) ve Ureoplasma urealyticum (%20-30) bilinen en önemli etkenlerdir. Vakaların % 20-30 kadarı ise gonore (bel soğukluğu) ile birlikte olabilir.
  • Kuluçka süresi 1-5 haftadır.
  • Klinik Bulgular: Bel soğukluğuna benzer.
  • Laboratuar Bulguları: Üretral sürüntüde bol lökosit vardır. Gram boyama ile gonokoksik üretritden ayrılır.
  • Laboratuar Bulguları: Klamidya akıntıda antikor ile tespit edilebilir, ureaplasma özel besi yerinde üretilebilir.
  • Tedavi: İlk seçenek tetrasiklindir, Eritromisin, oflaksosin diğer seçeneklerdir.
  • Sık tekrarlayabilir, kısırlığa veya düşüklere yol açabilmektedir.

 

Trichomoniasis

  • Kadınlarda en sık vaginitis etkenlerindendir (Trichomonas vaginalis). Erkek partnerde üretra, prostat ve mesane enfeksiyonuna neden olabilir.
  • Klinik Bulgular: Üretral akıntı ve yanma kaşıntıya neden olur, idrarda yanma sıktır.
  • Laboratuvar Bulguları: Islak preparatın mikroskopik incelenmesinde hareketli protozoa görülür. İdrar yolu sürüntüsü, prostat salgısı, idrarda görülür.
  • Tedavi: Metronidazole (Flagyl) 2 gr tek doz yeterlidir.

 

Sifiliz (Frengi)

  • Etken: Treponema pallidum
  • Belirtiler:
    • Cinsel ilişkiden 2-4 hafta sonra bulgu verir.
    • Erkekte cinsel organ üzerinde ve çevresinde ağrısız, sert, zımba deliği gibi ülserleşmiş yara tipiktir.
  • Kasıkta ağrısız lenf bezi palpe edilebilir.
  • Laboratuar Bulgular: Karanlık alan mikroskobunda ülser kazıntısında spiroket görülmesiyle konur.
  • Tedavi:
    • Benzatin penisilin G 1.2 mil. X2.
    • Allerjisi olanlarda Eritromisin 500 mgr 4×1 15 gün alternatifdir.
    • Erken tanı ile tam tedavi mümkündür. Tedavi olmaz ise penil lezyonlar ortadan kalkar ve daha sonra nöro-sifiliz şeklinde seyreder.

 

Genital Kandidiazis

  • Candida albicans ile ortaya çıkan mantar enfeksiyonudur.
  • Genital bölgede keskin kenarla sınırlı eritemli cilt lezyonları yapan bir hastalıktır.
  • Hamilelik, uzun süreli AB kullanımı, DM, şişmanlık predispozan faktörlerdir.
  • Dirençli klinik seyir gösterir ve çiftler arasında “pin pon” topu gidip gelebilir.
  • Tedavisi: Topikal (mikonazol, klotrimazol, ökonazol..); ketakanozol 200 mg 1×1 10 gün aralıklı kullanılır.

 

Genital Herpes (Uçuk)

  • DNA virüsü yapısındadır. Tip 2 şekli genital yaralara neden olur.
  • Genital bölgede vesikülo-papüller (uçuk) yaralara yol açar.
  • Klinik Bulgular: İlk ataklar hep daha ağrılıdır ve kasıkta lenf bezi (beze) büyümesi ile seyreder.
  • Sık tekrarlayabilir, kadınlarda daha ağır seyreder.
  • Tanı: Klinik bulgular ile konur.
  • Tedavi: Asiklovir, valasiklovir.

 

Siğiller ve Rahim Ağzı Kanseri

Cinsel yolla bulaşan hastalıklar arasında cinsel organ çevresinde görülen siğiller ve kadınlarda görülen rahim ağzı kanserine Human Papilloma Virus (HPV) denilen bir virüs yol açmaktadır.

HPV’nin 120’den fazla çeşidi bulunmaktadır. Ancak, bunlardan 4 tanesi ciddi hastalığa yol açmaktadır. Düşük riskli olanları (HPV-6 ve 11) cinsel organların yakınında siğillere (Condyloma acuminata), yüksek riskli olanları (HPV-16 ve 18) rahim ağzı kanserine yol açmaktadır.

HPV’ye bağlı hastalık görülme sıklığı genç yaşlarda daha fazladır:

  • 20-24 yaş arasında %45,
  • 25-50 yaş arası %27,
  • 50 yaş sonrası %19 kişide HPV’ye bağlı hastalık görülmektedir.

Virüs bulaşmış kişilerin çoğunda şikayet yoktur veya çok hafiftir. Hastalığın % 70’i bir yıl içinde, % 90’ı iki yıl içinde kendiliğinde kaybolur.

 

Genital Siğiller

Cinsel hayatı aktif kişilerin % 1’inde cinsel bölgede siğiller görülebilmektedir. Human papilloma virüs 6 veya 11 ile oluşan bu siğillerin ortaya çıkması, virüs bulaştıktan sonra ortalama 3 ay içinde olmaktadır.

Siğiller cinsel bölgede olabildiği gibi nefes yolunda veya ağız içinde de olabilmektedir. Cinsel bölgedeki siğiller Condyloma acuminata olarak adlandırılırlar. Hastaların yarısında bir çok yerde görülürler.

Ciltten kabarık veya yassı olarak kahverengi-siyah renktedir. Koptuğunda kanayabilir. Genellikle cinsel bölgenin traş edilmesi sırasında koparak içindeki sıvının (virüs içerir) çevre dokulara bulaşması yoluyla yayılabilir.Kadınlarda cinsel bölgede yanma, kaşıntı, vajinal akıntı veya kanama ile kendini belli edebilir.

  • Tanı: Fizik muayenede siğillerin görülmesi ile konulur. Çok gerekirse genital bölgenin fırça ile fırçalanması yoluyla alınan örnekte virüs bakılabilir.
  • Tedavi: Amaç kişinin bağışıklık sistemi virüsün çoğalmasını engelleyene kadar görülebilen siğillerin ortadan kaldırılmasıdır. Bağışıklık sistemi zayıflamış veya HIV-pozitif kişilerde direnç görülebilir.
  • Hastaların kendi kendine yapabileceği tedaviler: % 0.5 Podofilox, % 5 imiquimod kremi kullanarak siğillerin yok edilmesidir.
  • Hekimlerin yapacağı tedaviler: % 10-25 podophylin, kriyoterapi, cerrahi olarak siğillerin temizlenmesi, koterizasyon, interferon kullanımıdır.
  • Korunma: Öncelikle virüsün bulaşmasını engellemek için kondom kullanmak etkili bir yöntemdir. HPV aşısı ise günümüzde kullanımı başlamış yeni bir korunma yöntemidir. HPV aşısı en sık hastalık yaratan 4 HPV çeşidine (HPV-6/11/16/18 ) karşı kullanılmaktadır. Korunmanın tam olması için virüsle karşılaşmadan aşının yapılması önerilmektedir.Kadınlarda rahim ağzı kanserine yakalanma riskini % 78, siğil oluşma riskini % 83 azaltmaktadır. Aşının uygulanması 0-2 ve 6. aylarda yapılan üç aşı şeklindedir. Erkeklerde uygulanması henüz net olmamakla birlikte önerilmektedir. Aşının bilinen bir yan etkisi bildirilmemiştir.